Archæoraptor liaoningensis isimli bu sözde dino-kuş fosili, başta belirttiğimiz gibi dünyaya National Geographic dergisi tarafından duyuruldu. ABD'deki ünlü Smitsonian Enstitüsü'nün kuşlarla ilgili bölüm başkanı olan Dr. Storrs L. Olson, bu fosilin sahte olduğuna dair National Geographic'i önceden uyardığını, ancak dergi yönetiminin bunu tamamen göz ardı ettiğini açıkladı. Olson'un "tüylü dinozor"larla ilgili haberlerin perde arkasını yansıtan bu açıklamaları, National Geographic bünyesindeki Peter Raven adlı bilim adamına yazdığı açık mektupta yer almaktaydı:
Storrs Olson, USA Today gazetesine yaptığı açıklamada ise, "Problem şu ki, fosilin sahte olduğu belli bir aşamada National Geographic tarafından da anlaşılmıştı, ama bu bilgi açıklanmadı" diyordu.162 Kısacası National Geographic, tüm dünyaya büyük evrim delili olarak gösterdiği fosilin sahte olduğunu anlamasına rağmen, aldatmacayı sürdürmüştü. National Geographic dergisinin sergilediği bu tavrın, evrim teorisi adına düzenlenen ilk aldatmaca olmadığını da belirtmek gerekir. Evrim iddialarının ortaya atılmasından bu yana, teoriyi desteklemek için geçmişte pek çok sahtekarlık yapılmıştır. Alman biyolog Ernst Haeckel, Darwin'i desteklemek için sahte embriyo çizimleri yapmıştır. İngiliz evrimciler, insan kafatasına orangutan çenesi monte edip, bunu Doğa Tarihi Müzesi'nde 40 yılı aşkın bir süre "Piltdown Adamı-Evrimin En Büyük Kanıtı" diye sergilemişlerdir. Amerikalı evrimciler, tek bir domuz dişini "Nebraska Adamı" diye lanse etmişlerdir. Dünyanın dört bir yanında, "rekonstrüksiyon" adı verilen sahte çizimlerle, gerçekte hiçbir zaman yaşamamış olan "ilkel yaratıklar" veya "maymun adam"lar tasvir edilmiştir. Tüm bunların ardından şunu sormak gerekir: Archæoraptor bir sahtekarlık ürünüdür. Peki ya diğer "dino-kuş" fosilleri? Bu konuda yorum yapan uzmanlardan biri, Alan Feduccia'dır. Aşağıdaki satırlarda Feduccia'nın Discover dergisinin Şubat 2003 sayısında bu konuda yayınlanan bir röportajından alıntılar yer almaktadır. Kendisi de bir evrimci olmasına rağmen, bulunan fosillerin evrime bir delil olmadığını, bu konuda sahtekarlıklara başvurulduğunu açıkça ifade etmektedir: Discover: Çin'de bulunan bazı dinozor fosilleri kuş tüyüne benzer şeylere sahip. Bu, dinozorlarla kuşlar arasında bir bağlantıyı kanıtlamıyor mu? Feduccia: İnsanlar bu ince telli yapıların -"dino tüylerin"- ilkel tüyleri temsil ettiğini kabul ediyorlar. Ama bunlar tüylere benzemiyor ve tüylerle ilgili bir şey olduğuna da inanmıyorum. Bana korunmuş deri lifleri gibi geliyor... Kuşların iri pullarını (kuşların ayaklarındaki pullar) morfojenik kemik proteni uygulamasıyla tüylere dönüştürebilirsiniz. Bu yüzden insanlar tüylerin evrimini düşünürken ince liflerin pullarla tüyler arasında bir ara form olduğunu düşünüyorlar, aslında bu aşamaya ihtiyaç yok... Türlerin üzerinde korunmuş gerçek tüyleri gördüğümüzde, tüylere sahip olan ikinci dereceden uçmayan kuşlara baktığımızda ve yüzeysel olarak dinozorlara benzediğine ya da türlerin gerçekten dinozorlarla akraba olup olmadığına dikkatlice karar vermeliyiz. Şu an bu, sahte fosiller nedeniyle uğraşılması gereken zor bir mesele. Discover: Şimdiye kadar yalnızca bir tek tüylü dinozor Archæoraptor sahte olarak kamuoyuna açıklandı. Başkalarının da olduğuna mı inanıyorsunuz? Feduccia: Para. Çin'de fosil ticareti büyük bir iş haline geldi. Bu sahte fosiller yıllardır çok büyük paralarla karaborsada satılıyor. İyi bir taklit yapabilen herkes iyi kar yapıyor. Feduccia: Avlunuzdaki kuşlara bakarak canlı dinozorları seyretme fikri kuş yetiştiricilerini çok duygulandırıyor. Popüler basın doğal olarak bunun üzerine atladı. Aynı zamanda bir para oyunu. Birçok müze kuşların yaşayan dinozorlar olduğu fikrinin reklamını yaptı ve bu bağlantıyı sergilemek için çok yüksek miktarda para harcadılar. Ek olarak, bazı paleontologlar otuz yılı kuşların dinozorlardan evrimleştiğini söyleyerek harcadılar, bu yüzden profesyoneller de işin içinde. Discover: İlk başta tartışmaya nasıl dahil oldunuz?
Çin'e ait satılık kuş fosillerinin çoğu bir şekilde süslenmişti. Bir kısmı eksik özelliklerinin eklenmesiyle, bir kısmı da muhtemelen birkaç fosilin kırık parçalarının biraraya getirilmesiyle oluşturulmuş olabilirdi. Louisiana'da New Orleans Üniversitesi'nde bir paleontolog olan Kraig Derstler, "ticari pazarda gördüğüm neredeyse herkes, rekonstrüksiyonlarını daha iyi gösterecek şeylere sahipler" dedi.Haberin devamında ise bazı "kompozitlerin" (birleştirilmiş fosillerin) uzmanların dahi aldanabileceği kadar ustaca yapıldığından bahsedilmektedir: Los Angeles Bölgesi'nin Doğa Tarihi Müzesi'nden Luis Chiappe, bir örneğin kendisinde şüphe uyandırdığını hatırlatıyor. "Bu örnekte problemin ne olduğundan emin değildim" diyor. Fakat dikkatli ölçümler bir bacağın diğerinden uzun olduğunu gösterdi. Ancak dikkatli bir şekilde incelediğinde, iki parçayı birbirine yapıştıran bir harç olduğunu fark etti. Chiappe "Yüzeyde, gerçekten böyle bir şeyi fark edemezsiniz." diyor. Martin ise "Şu anda, X ışınlarını görene kadar artık bu örneklerin hiçbirine güvenmiyorum" diyor. Bunlar kayanın içindeki ek yerlerini ya da boşlukları ortaya çıkarmaktadır.165Çiftçiler bunun yanlış olduğuna inanmıyorlar, fosili satışa daha uygun hale getirmek için ona, bozulmuş bir şeyi onarma sanatı olarak bakıyorlar… Fosillerle ilgili tüm ticari piyasa aldatmacalarla delik deşik edilmiş durumda.166 Pekin'deki ünlü Paleontolog Xu Xing ise, Archæoraptor adlı fosilin sahte olduğunu teşhis ederken, bu konudaki gerçekleri şu ifadelerle açıklamaktadır: Birçok parça ticari amaçlarla ülke dışına kaçırıldı. Bu, bilim için bir felakettir. Parçalar çalınıp kaçırıldığında bazen fosil parçaları yanlışlıkla birleştirilir. Bu büyük bir yanlış olabilir ve kamuoyunu yanlış yönlendirir.167Resmi önlemlere rağmen ülkeden gizlice çıkarılmaya devam eden Çin'deki fosiller için problem daha da ciddidir.168 Gizlice çıkarılan örnekler, çok sayıda kişinin elinden geçmekte ve sonra Amerika, İtalya ya da Almanya'daki varlıklı olmayan kişiler tarafından -eksik parçaları yerine koymak üzere- toprak kayayla karışmış yapıştırıcılarla onarılmaktadır. Louisiana'daki New Orleans Üniversitesi'nden Kraig Derstler, bu fosillerin sahte olup olmadığını "Bir mikroskop, ultraviyole ya da X ışını kullanmadan bunu ayırt edemezsiniz." diye belirtmektedir.169 Bu nedenlerden ötürü gittikçe gelişen fosil ticareti bilim adamları açısından ciddi bir sorundur. Bilim adamlarına göre fosillerin bulundukları katmanla ilgili bilgiler de, kaçakçılık yüzünden sürekli olarak kaybedilmektedir. Aynı zamanda özel koleksiyonlardaki örnekler üzerinde, bilim adamlarının gerektiği gibi çalışma yapamamaları da ayrı bir sorundur.170 İşte 90'lı yılların başlarından bu yana dünyada estirilen "dino-kuş" furyası, böylesine aldatıcı bir zemine dayanmaktadır. Kuşların dinozorlardan evrimleştiği tezi Darwinistler arasında çok popüler olduğu, ama buna dair hiçbir kanıt bulunmadığı için, sahte kanıt üretip satmak karlı bir iş haline gelmiştir. İnsanlara bilimsel kanıt diye gösterilenler, işte bu "ticari sahtekarlığın" eserleridir. Ünlü kuş bilimci Alan Feduccia bu konu ile ilgili son sözü şöyle söylemektedir: Keşfettiğim şey, dino-kuş meselesinin tamamen bir aldatmaca olduğudur.171 161. "Open Letter: Smithsonian decries National Geographic's 'editorial propagandizing' of dinosaur-to-bird 'evolution'"; http://www. trueorigin.org/birdevoletter.asp 162. Tim Friend, "Dinosaur-bird link smashed in fossil flap", USA Today, 25 Ocak 2000. 163. Alan Feduccia, "Plucking Apart the Dino-Birds", Discover, February 2003, cilt 24, no. 2. 164. Jeff Hecht, "F is for Fake: Only an X-ray will stamp your fossil bargain as authentic", New Scientist, 19 Şubat 2000. 165. Jeff Hecht, "F is for Fake: Only an X-ray will stamp your fossil bargain as authentic", New Scientist, 19 Şubat 2000. 166. Jeff Hecht, "F is for Fake: Only an X-ray will stamp your fossil bargain as authentic", New Scientist, 19 Şubat 2000. 167. "Scientist disputes fossil is "missing link" between dinosaurs", Brunswickan Publishing, The Associated Press, 1999; http://www.unb. ca/web/bruns/9900/issue16/sciencetech/ missinglink.html 168. Jeff Hecht, "Psst...wanna Triceratops?", New Scientist, cilt 152, no. 2060, 14 Aralık 1996, s. 12. 169. Jeff Hecht, "F is for Fake: Only an X-ray will stamp your fossil bargain as authentic", New Scientist, 19 Şubat 2000. 170. Jeff Hecht, "Psst...wanna Triceratops?", New Scientist, cilt 152, no. 2060, 14 Aralık 1996, s. 12. | ||||
bilimsellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilimsellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mart 2010 Cuma
ARCHÆORAPTOR SAHTEKARLIĞININ KASITLI OLARAK GÖRMEZDEN GELİNMESİ
Etiketler:
bilimsellik,
dinozor,
fosil,
kanıt,
popüler
BİLİM ADAMLARININ TAKLİT DAHİ EDEMEDİĞİ BÖCEK UÇUŞU, ALLAH'IN SONSUZ İLMİNİN VE GÜCÜNÜN DELİLLERİNDENDİR
Evrimcilerin sineğin tüm bu mükemmelliklerini anlattıktan sonra, dinozorların onları yakalamaya çalışırken kanatlandıklarını iddia etmeleri, içinde bulundukları çelişkili ve çıkmaz durumun çarpıcı bir örneğidir. Çünkü evrimciler, sineklerin "kanatları" olduğunu ayrıca kuşlardan daha da şaşırtıcı bir uçma yeteneğine sahip olduklarını unutmuşlardır. Saniyede 500-1.000 kere kanat çırpan ve en gelişmiş helikopterden daha üstün bir manevra kabiliyetine sahip olan sineğin nasıl var olduğu konusunu açıklayamayan evrimcilerin, uçuşun kökeninin bir dinozorun sinek yakalama çabaları olarak açıklaması büyük bir mantıksızlıktır. 1. "Robotic Insect Takes to the Air", Dr.Chris Riley, BBCNews, 11 Nisan 2001; http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/1270306.stm |
Görüldüğü gibi halter organları, sineklerin uçuş yetenekleri açısından son derece büyük bir önem taşımaktadır. Bu yapının tesadüf eseri sineğin tam ihtiyacını karşılayacak şekilde var olduğuna inanmak, bir uçağın ham metallerin rastgele birleşmesiyle oluştuğuna inanmak kadar akıl dışıdır.
Sinek uçuşu hakkındaki bu detayların açıkça gösterdiği gerçek şudur: Sinek uçuşu 21. yüzyılın gelişmiş teknolojik imkanlarına ve mühendislik alanındaki bilgi birikimine rağmen, taklit edilemeyecek kadar kompleks bir harekettir. Sineklerde bu hareketi mümkün kılan tasarım tam bir teknoloji harikasıdır. Bu açıdan sinekler, uçmak için tasarlanmış robotlar gibidirler.
Sineklerin "ilkel atadan" evrimleştiğine dair hiçbir delil yoktur. Aynı zamanda halter organlarının, bir zamanlar arka kanatlardan geriye kalan "yararsız kalıntılar" olduğu iddiası için hiçbir delil bulunmadığı da açıktır. Deneylerden elde edilen bulgular halter organının, bu konuda araştırma yapan herkesi hayranlık içinde bırakan ileri derecede gelişmiş bir uçuş sistemi olduğunu göstermektedir. Bu deliller ve fosil kayıtlarından elde edilen bilgiler, sineklerin, ihtiyaç duydukları tüm gelişmiş sistemlerle birlikte yaratıldıklarını ortaya koymaktadır.
Sinekler milyonlarca senedir aerodinamik kurallardan yararlanarak uçmaktadırlar. Günümüzde en gelişmiş teknolojileri kullanan bilim adamlarının bile sineklerin uçuş tekniklerini tam olarak açıklayamamaları, yaratılışın apaçık delillerinden biridir. Allah, düşünebilen insanlar için bu küçük canlıda, sonsuz aklının ve ilminin benzersizliğini bize göstermektedir. Bir ayette Allah şöyle buyurmaktadır:
Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkar edenler ise, "Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?" derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)
KELEBEK KANATLARINDAKİ AERODİNAMİK TASARIM
Uçuş yeteneğine sahip canlılardan birisi de böcek ailesinin bir üyesi olan kelebeklerdir.
İngiltere'deki Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar, kelebeklerin uçuş biçimlerini araştırmak için bir yöntem geliştirdiler. İlk edindikleri sonuçlar kelebeklerin rastgele kanat çırpmadıklarını, aksine bilindiğinden çok daha fazla uçuş taktiği kullandıklarını gösterdi.
İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden araştırmacılar ise, tavus kelebekleri üzerinde yaptıkları araştırmalarda kanat hareketinin, kanatların en uç noktasının üzerinde girdaplar oluşturduğunu, bu sayede canlının yukarı kalkmasının mümkün olduğunu gördüler. Güney Kore Üniversitesi'nde davranışsal ekoloji profesörü olan ve Oxford Üniversitesi'nde araştırmalar yapan Robert Srygley'e göre, serbest uçuş konusunda yapılan araştırmalar, kelebeklerin uçuşunun çok daha karmaşık olduğunu gösterdi. Srygley şöyle diyordu:
Serbest uçuş yapan kelebekler, kaldırma kuvvetini artırmak için bilinen tüm mekanizmaları kullanırlar; hava çevrisi (havacılıkta bir terim), kanat ucu girdabı, kanat çırpma ve savurma, hareketli ya da hareketsiz hamleler ile ikili kanat ucu girdabı gibi.242Araştırmalar, kelebeklerin uçuş düzeylerinde ani değişiklik yapabilmek için, kanat darbelerinin dönüşünü ve hızını değiştirerek, kanatlarının uç kısmında girdaplar ve ikili girdaplar oluşturduklarını ve kelebeklerin birbirini izleyen kanat hamlelerinde farklı aerodinamik mekanizmalar kullandığını da göstermiştir. Robert Srygley'e göre kelebeklerin rastgele gibi görünen kanat çırpışları, aslında canlının kalkarken, manevra yaparken ve düzenli uçuş ile konarken bir dizi çeşitli aerodinamik mekanizma kullanması nedeniyledir. Ayrıca Srygley'e göre sadece kelebeklerin değil, tüm böceklerin uçuşu hakkında bilinmeyen çok fazla şey vardır: "Böcekler dünyasındaki neredeyse tüm uçuş mekanizmaları hala açıklanamamaktadır."243
Georgia Teknik Araştırma Enstitüsü'nden önde gelen bir araştırma mühendisi olan Robert Michelson da kelebeklerin farklı uçuş biçimleri sırasında çeşitli kanat aerodinamikleri göstermesinin şaşırtıcı olduğunu vurgulamıştır. Michelson araştırmasında, "entomopter" adı verilen ve küçük kanatlarını çırpan bir robot kullanmıştır. Michelson bu çalışması ile ilgili olarak, bu tür bir kanat kontrolünün, "fiziksel olarak karmaşık, minyatür boyutlara indirgenmesi zor" olduğunu ve çok fazla enerji tükettiğini ifade etmektedir.244 Bu araştırma, California Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesi'nden profesör Ron Fearing'e göre, doğada çok sayıdaki tasarım çeşitliliği bulunan aerodinamiği anlamamıza katkıda bulunmaktadır.
Aslında bilim adamlarının inceledikleri tüm bu canlılar, Allah'ın doğadaki yaratma sanatının örneklerinden birkaçıdır. Allah'ın sonsuz ilmi her yerde açıkça görülmektedir.
Bu öylesine üstün ve benzersiz bir ilimdir ki, iman etmeyen bilim adamları dahi hayranlıklarını dile getirmekten, övgü ifadeleri sarf etmekten kendilerini alamamaktadırlar.
İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin yaratıcısıdır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir. (Enam Suresi, 102)
242. Kimberly Patch, "Butterflies offer lessons for robots", Technology Research News, 12-19 Şubat 2003, http://www.trnmag.com/Stories/
2003/021203/Butterflies_offer_lessons_for_robots_021203.html
243. Kimberly Patch, "Butterflies offer lessons for robots", Technology Research News, 12-19 Şubat 2003; http://www.trnmag.com/Stories/
2003/021203/Butterflies_offer_lessons_for_robots_021203.html
244. Kimberly Patch, "Butterflies offer lessons for robots", Technology Research News, 12-19 Şubat 2003; http://www.trnmag.com/Stories/2003/021203/Butterflies_offer_lessons_for_ robots_021203.html
BİLİM DÜNYASI BÖCEKLERDEKİ UÇUŞ SİSTEMLERİNİ ÖRNEK ALIYOR
Pek çok ülke teknolojilerini geliştirme konusunda bilim adamlarını ve bilimsel araştırma yapan kuruluşlarını desteklemektedirler. Teknolojinin geliştirilmesi için gerçekleştirilen bazı projelerde ise dikkat çekici bir yöntem izlenmektedir: Doğanın taklit edilmesi...
Günümüzde bilim adamları zaten mükemmel olarak işleyen doğadaki yaratılış örneklerini model almayı, projeleri açısından ilham verici bulmaktadırlar. (Detaylı bilgi için bkz. Harun Yahya, Biyomimetik: Teknoloji Doğayı Taklit Ediyor, Araştırma Yayıncılık)
245. John Toon, "Flying on Mars: Nature's flight system could be the key to exploring the newest frontier", Research Horizons, 12 Kasım 2001; http://gtresearchnews.gatech.edu/reshor/rh-f01/mars.html
SONUÇ
Bu canlıların başka canlılardan evrimleştiği iddiası, bilimsellik dışındaki birtakım amaçlar nedeniyle savunulan bir dogmadır.
Bu amaçların başında kuşkusuz Darwinizm'in felsefi temeli olan materyalist felsefenin yaşatılması gelmektedir. Bir diğer amaç ise kişisel çıkarlardır. Evrim teorisini destekleyen güçlü ve zengin "sözde bilimsel bir camia" vardır ve bunun desteğini kazanmak başlı başına bir amaç olabilmektedir. Bir ömür boyu amaç edinilen çalışmaların, harcanan emek ve servetlerin boşa çıkması, itibar ve kariyer kaygısı gibi yüzleşmekten kaçınılan konular bulunmaktadır. Smithsonian Enstitüsü'de Kuşlar Bölümü Başkanı Storrs L. Olson bu konuya şöyle değinmektedir:
'Kuşlar dinozordur' tezini destekleyen insanlar bu tartışmada [kuşların sözde evriminin dinozorlardan mı başka bir sürüngen grubundan mı olduğu tartışması] uzun süre seslerini yükselttiler. Kuşların dinozorlara dönüştüğü teziyle ilgili çok sayıda problem var. Teori buna rağmen popüler medyada reklam konusu oldu... Kuşlar dinozordur görüşünü altüst etmek çok büyük bir utanca neden olacaktır. Bu tartışmaya bağlanmış milyonlarca dolar ve çok sayıda kariyer var.
Kuran'da Allah "(gerçeği) bildikleri halde Allah'a karşı yalan söylemekte" olanlardan (Al-i İmran Suresi, 75), "gerçeği ters yüz eden, günaha düşkün olan yalancılar"dan (Şuara Suresi, 222), "bildikleri halde gerçeği gizleyenler"den (Bakara Suresi, 146) ve "hakkı batıl ile örtenler"den (Bakara Suresi, 42), "hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele edenler"den (Kehf Suresi, 56) bahsetmektedir. Günümüzde de rastladığımız bu tür kişilerin tutumlarını, geçmişteki kavimler sergilemişler ve aynı hatayla yeryüzünde ömürlerini geçirmişlerdir. Ancak Allah'ın varlığı, birliği ve herşeyin tek Yaratıcısı olduğu gerçeğini kabul etmek istemeyen bu kimseler, her dönemde batıl bir inancı savundukları için "...Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir..." ayeti gereği amaçlarında başarılı olamamışlardır. (Enbiya Suresi, 18)
Bu gerçek, yerde ve gökteki herşeyin tek Yaratıcısı'nın, Rabbimiz olan Allah olduğudur.İman eden kimselerin tavrı ise Kuran'da bildirildiği gibi "gerçeği ve doğruyu araştırıp bulmak" (Cin Suresi, 14) ve "Allah için, hakkı ayakta tutmak"tır. (Maide Suresi, 8)
Allah'ın benzersiz yaratma sanatı Kuran'da şöyle haber verilir:
Gökleri ve yeri bir örnek (model) edinmeksizin yaratandır. O'nun nasıl bir çocuğu olabilir? O'nun bir eşi (zevcesi) yoktur. O, herşeyi yaratmıştır. O, herşeyi bilendir. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'ndan başka İlah yoktur. Herşeyin Yaratıcısı'dır, öyleyse O'na kulluk edin. O, herşeyin üstünde bir vekildir. Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır. Gerçek şu ki size Rabbinizden basiretler gelmiştir. Kim basiretle-görürse kendi lehine, kim de kör olursa (görmek istemezse) kendi aleyhinedir. Ben sizin üzerinizde gözetleyici değilim. (Enam Suresi, 101-104)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)